Anasayfa

logo

Duyurular

"Fraktal Düşünceler" 26 Ekim'de Okurlarla Buluşuyor...

 

Dr. Sinan Canan'ın "Bize, bilime, inanca ve kaosa dair" parolasıyla sunduğu

"Fraktal Düşünceler" adlı ilk kitabı 26 Ekim Pazar günü

düzenlenecek olan tanıtım ve imza gününde okurlarla buluşuyor...

 

Sunuş yazısı ve kitaptan seçme pasajlar için tıklayınız

Kitabın internet sayfası: http://www.fraktaldusunceler.net

 

Tarih:         26 Ekim 2008 Pazar
Zaman:      13:00 - 18:00
Yer:            Kurtuba Kitap&Cafe
Adres:        Bayındır 1. sokak No: 15 / 23 Sakarya/ Kızılay - ANKARA

Haritadan etkinliğin gerçekleşeceği yere bakmak için tıklayınız!

 

Devamını oku...
 

Anketler

Hangi gazetenin veya gazetelerin haberlerine/yorumlarına diğerlerinden daha çok güveniyorsunuz?

Ziyaretçiler

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün143
mod_vvisit_counterDün195
mod_vvisit_counterBu Hafta627
mod_vvisit_counterBu Ay3269
mod_vvisit_counterTümü38462
"Fraktal Düşünceler" 26 Ekim'de Okurlarla Buluşuyor...
Yazar Onarımcılar   

 

Dr. Sinan Canan'ın "Bize, bilime, inanca ve kaosa dair" parolasıyla sunduğu

"Fraktal Düşünceler" adlı ilk kitabı 26 Ekim Pazar günü

düzenlenecek olan tanıtım ve imza gününde okurlarla buluşuyor...

 

Sunuş yazısı ve kitaptan seçme pasajlar için tıklayınız

Kitabın internet sayfası: http://www.fraktaldusunceler.net

 

Tarih:         26 Ekim 2008 Pazar
Zaman:      13:00 - 18:00
Yer:            Kurtuba Kitap&Cafe
Adres:        Bayındır 1. sokak No: 15 / 23 Sakarya/ Kızılay - ANKARA

Haritadan etkinliğin gerçekleşeceği yere bakmak için tıklayınız!

 

Devamını oku...
 
Kuantum Telepati
Yazar İsmail Yiğit   

 Haydi, kolaysa gel de kötü söz söyle, küfret karşındakine. Malından çal, ırzına saldır, canına kıy karşındakinin; yapabiliyorsan. Ben-sen-o Bir’ken ancak kendine-tüm kâinata zulmetmiş olursun!
 

 

Kuantum, 20. yy.ın başında atom altı seviyelerde tabiatın işleyişinde bir takım ‘garipliklerin’ keşfi sonucu doğan yeni fizik dalının sıfatı olarak bilinir: ‘kuantum fiziği’ şeklinde. Kelime kökeni itibariyle kuantum, ‘kuanta’ kelimesinin çoğulu: kuantum=kuantalar. Kuanta, bu fiziğin kurucu babalarından Max Planck’ın ışığın dalga halinde kesintisiz-sürekli olarak değil de kesintili-süreksiz, yani kuantum-kuantalar halinde yayıldığını ifade etmek için önerdiği, Latince’de ‘kesikli dilim’ anlamına gelen bir kelime. ‘Atom altı seviyelerde – metrenin milyarda biri mertebeleri – tabiatın işleyişinde bir takım gariplikler’ derken kasıt, o seviyedeki âlemin üyelerinin (elektronlar, nötronlar ve protonlar bu üyelerin en meşhurlarındandır) bizim nazarımızdan bakıldığında hem dalga hem de parçacık, hem enerji hem de madde olmaları ve aynı anda bir derece her yerde bulunabilmeleri; o âlemde olayların ne zaman ve nerede gerçekleşeceğine dair ancak ve ancak ihtimaller-kısmetler dilinden konuşabileceğimiz. (1)

Devamını oku...
 
Onarımcılara Dair
Yazar Onarımcılar   

 

"Dünyaya dair olup da, yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu kanıtlanmış tek bir olgu yoktur."

 



ONARIMCILAR ne anlama geliyor? Neyi onarıyorsunuz?

Onarımcılığı, bir nevi toplum ve insanlık hekimliği olarak tanımlıyoruz. İyi ve güzel olandan sapmanın görüldüğü her yerde Onarımcılar’a iş düştüğü kanısındayız. Bir şeyleri yaparkenki en temel düsturumuz, tıp ilminin kadim PRIMUM NON NOCERE! – ÖNCE, ZARAR VERMEYECEKSİN! deyişi. Yani, bir rahatsızlığı iyileştirmek gerekir ama önce canlıya zarar vermemek önemlidir. Neyi onarıyoruz; en başta kendimizi.

Devamını oku...
 
Esaslar
Yazar Onarımcılar   


"Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar iç dünyalarını değiştirmedikçe, değiştirmez."

Rad (Gökgürültüsü) Suresi – 11. Ayet

Bu dünyaya dair olup da yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu  kanıtlanmış  tek  bir  olgu ya da veri yoktur. ''Matematik  kanunları gerçeği yansıttıkları sürece kesin değildirler. Kesin olduklarında gerçeği yansıtmazlar,” diyen  Einstein'in kendisidir.  Matematik dünyası sahici dünyadan  farklıdır;  tarif ettiği dünyaya uymaz. Birisi yapay, cetvelle çizilmiş gibi  düzgün; ötekisi sahici yani  dağınıktır,  pusludur. Keza, fiziğin tanımlamaları da yüzde yüz değildir.  Fizik, doğrusal sistemleri çözer, ne ki, gerçek dünyada  doğrusal  sistem yoktur.  Şu şöyle etkilenirse, bu sonuç alınır şeklinde kesin bir şey söylenemez. Dahası, “Bazı şeylerin ilkesel olarak bilinemez olduğu” matematiksel olarak kanıtlanmıştır; Werner Heisenberg tarafından daha 1920’lerde. Fizik  kuralları  ancak  belirli  bir  yere kadar  doğrudur. Hal böyle olunca, insan “aklı” dünyaya ve evrene dair tartışmasız gerçeği çözemez.  Yaygın kanının aksine, “bilim”in meselesi de bu değildir. Matematikçiler ve fizikçilerin bütün uğraşları tutarlı, bütünlüklü  fakat  kurgusal bir  kainat  inşa etme çabasıdır ki, bu, son tahlilde bir zeka oyunudur, sanattır.  İnsanoğlu, dünyayı/kâinatı teoriler yöntemiyle akla uygun bir biçimde kurgular  ve aklının kurguladığı bu hayalî  kainatın bir  yerde,  bir  biçimde  Evren'in  gerçekleriyle çakışacağını  umud eder.
Devamını oku...