|
I. ve II. Aydınlanma Sempozyumu - Ankara |
|
Yazar Onarımcılar
|
|

21 Haziran 2008, Cumartesi 10:30-10:59 Açılış-Konuşmacıların Takdimi / Onarımcılar Genel Tanıtımı 11:00-12:59 Fransız Aydınlanmasına Karşı - Hüseyin BEHEŞTİ 13:00-13:59 Öğle Yemeği Arası 14:00-15:59 Aydınlanmanın Karanlığı - Hüseyin BEHEŞTİ 16:00-16:29 İkram (Yaklaşık) 16:30-18:30 Bulanık / Saçaklı / Puslu Mantık- Gökhan KOÇAK
22 Haziran 2008, Pazar Temel ve Genel Görecelik: Uzay ve Zamanın Doğası - İsmail YİĞİT (Yaklaşık) 13:00-14:00 Öğle Yemeği Arası (Büyük olasılıkla) 14:00-16:00 Kuantum Fiziğinin Garip Söylemleri - İsmail YİĞİT (Yaklaşık) 16:00-16:30 İkram (Brezilya'da kanat çırpan bir kelebek olmazsa!) 16:30-18:30
Kaos Paradigması ve Tabiatın Fraktal Geometrisi - Dr. Sinan CANAN
|
|
|
Yazar Onarımcılar
|
|
"Dünyaya dair olup da, yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu kanıtlanmış tek bir olgu yoktur." ONARIMCILAR ne anlama geliyor? Neyi onarıyorsunuz?
Onarımcılığı, bir nevi toplum ve insanlık hekimliği olarak tanımlıyoruz. İyi ve güzel olandan sapmanın görüldüğü her yerde Onarımcılar’a iş düştüğü kanısındayız. Bir şeyleri yaparkenki en temel düsturumuz, tıp ilminin kadim PRIMUM NON NOCERE! – ÖNCE, ZARAR VERMEYECEKSİN! deyişi. Yani, bir rahatsızlığı iyileştirmek gerekir ama önce canlıya zarar vermemek önemlidir. Neyi onarıyoruz; en başta kendimizi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Onarımcılar
|
"Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar iç dünyalarını değiştirmedikçe, değiştirmez." Rad (Gökgürültüsü) Suresi – 11. Ayet
Bu dünyaya dair olup da yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu kanıtlanmış tek bir olgu ya da veri yoktur. ''Matematik kanunları gerçeği yansıttıkları sürece kesin değildirler. Kesin olduklarında gerçeği yansıtmazlar,” diyen Einstein'in kendisidir. Matematik dünyası sahici dünyadan farklıdır; tarif ettiği dünyaya uymaz. Birisi yapay, cetvelle çizilmiş gibi düzgün; ötekisi sahici yani dağınıktır, pusludur. Keza, fiziğin tanımlamaları da yüzde yüz değildir. Fizik, doğrusal sistemleri çözer, ne ki, gerçek dünyada doğrusal sistem yoktur. Şu şöyle etkilenirse, bu sonuç alınır şeklinde kesin bir şey söylenemez. Dahası, “Bazı şeylerin ilkesel olarak bilinemez olduğu” matematiksel olarak kanıtlanmıştır; Werner Heisenberg tarafından daha 1920’lerde. Fizik kuralları ancak belirli bir yere kadar doğrudur. Hal böyle olunca, insan “aklı” dünyaya ve evrene dair tartışmasız gerçeği çözemez. Yaygın kanının aksine, “bilim”in meselesi de bu değildir. Matematikçiler ve fizikçilerin bütün uğraşları tutarlı, bütünlüklü fakat kurgusal bir kainat inşa etme çabasıdır ki, bu, son tahlilde bir zeka oyunudur, sanattır. İnsanoğlu, dünyayı/kâinatı teoriler yöntemiyle akla uygun bir biçimde kurgular ve aklının kurguladığı bu hayalî kainatın bir yerde, bir biçimde Evren'in gerçekleriyle çakışacağını umud eder.
|
|
Devamını oku...
|
|
|